Atlas’ta ara

Keşfetmeye buradan başla

Öğren/Korelasyon

Birlikte değişmek, neden olmak mıdır?

Korelasyon ile nedensellik arasındaki fark, ortak neden (karıştırıcı), Berkeley kabul verisindeki Simpson paradoksu ve makine öğrenmesi modellerinin neden bazen yanlış ipuçlarını öğrendiği.

ÖN BİLGİ

Bu yazıyı rahat izlemek için şunlara önce bakmış olman iyi olur:

01Birlikte artıyorlar, ama biri diğerini artırmıyor#

“Dondurma satışları arttığında güneş yanığı başvuruları da artıyor.” Bu cümle veride doğru olabilir; ama dondurma yemek yanığa yol açmaz. İkisini de sıcak günler artırır. Sıcaklık, ikisinin ortak nedenidir; istatistikte böyle bir değişkene karıştırıcı denir.

Korelasyon, iki değişkenin birlikte değişme eğilimini −1 ile +1 arasında bir sayıyla özetler. Bir ilişkinin varlığını söyler; nedenini söylemez. Aşağıdaki veri öğretim için üretilmiş: sıcaklık hem dondurmayı hem güneş yanığını artırıyor, ikisi arasında doğrudan bir etki yok. Günleri sıcaklığa göre bantlara böldükçe ne olduğuna bak.

01

İki sonuç, tek ortak neden

Hesaplanan · temsili girdiler

Önce hepsine birlikte bak: dondurma satışı ile güneş yanığı birlikte artıyor. Sonra günleri sıcaklık bantlarına böl: aynı sıcaklıktaki günlerde bu ilişkiye ne oluyor?

güneş yanığı başvurusudondurma satışı
TÜM GÜNLERDE KORELASYON0,88
BANTLAR İÇİNDE (ORTALAMA)0,88

Tüm günlerde korelasyon güçlü. Bu tek başına, birinin diğerine neden olduğunu göstermez.

Bantların ayrıntısı
BantSıcaklıkGünKorelasyon
●8–34 °C1600,88
160 günlük veri öğretim için üretilmiştir (sabit rastgelelikle): sıcaklık hem dondurma satışını hem güneş yanığı başvurusunu artırır; ikisi birbirini etkilemez. Korelasyonlar tarayıcıda gerçekten hesaplanır. Gerçek verilerde ortak neden çoğu zaman bilinmez ya da ölçülmemiştir.

Hepsi bir arada bakıldığında korelasyon yaklaşık 0,88: çok güçlü. Ama günleri sıcaklığa göre iki banda böldüğünde bile bu değer yaklaşık 0,66’ya, dört banda böldüğünde 0,24’e, sekiz banda böldüğünde sıfıra yakın bir değere (−0,02) iniyor. Yani aynı sıcaklıktaki günlere bakınca “dondurma ↔ yanık” ilişkisi neredeyse kayboluyor. Karıştırıcıyı sabit tuttuğunda ilişki çözülüyor.

Bir uyarı: bantlar daraldıkça her banda daha az gün düşer ve korelasyon daha gürültülü ölçülür; bu yüzden çok ince bölmek de güvenilir sonuç vermez. Gerçek veride ortak neden çoğu zaman bilinmez ya da ölçülmemiştir; bu yüzden böyle bir düzeltme her zaman yapılamaz.

02Toplam ile parça ters şeyler söyleyebilir#

1973 sonbaharında Berkeley’deki lisansüstü başvuruların toplamına bakıldığında erkek başvuranların yaklaşık %44’ü, kadın başvuranların ise yaklaşık %35’i kabul edilmişti (8.442 erkek, 4.321 kadın başvuru). Bu, kadınlara karşı bir ayrımcılık gibi görünüyordu. Ancak Bickel, Hammel ve O’Connell, bölümlere ayrı ayrı baktıklarında kadınlar aleyhine tutarlı bir fark bulamadılar: kadınlar, kabul oranı daha düşük olan bölümlere daha çok başvurmuştu. Bickel ve diğerleri, Science, 1975 ↗

Bu duruma Simpson paradoksu denir: bir ilişki, veri alt gruplara bölündüğünde zayıflayabilir, kaybolabilir ya da yön değiştirebilir. Burada “bölüm” bir karıştırıcıydı: hem başvuranın cinsiyetiyle hem de kabul olasılığıyla ilişkiliydi.

Ders şu: bir tablonun toplamı ile parçaları farklı hikâyeler anlatabilir; hangisinin doğru olduğu, veriye değil gerçek dünyadaki neden–sonuç yapısına bağlıdır. Aynı veri, farklı nedensel varsayımlarla farklı sonuca götürebilir. Bu yüzden “verinin kendisi konuşur” demek her zaman güvenli değildir.

03Üç basamak: görmek, yapmak, hayal etmek#

Judea Pearl, nedensel soruları bir merdiven olarak anlatır:

BasamakSoruÖrnek
1. GözlemNeyi gözlemliyorum, ne ile birlikte oluyor?Dondurma satışı yüksek olan günlerde yanık sayısı da yüksek mi?
2. MüdahaleBunu ben yaparsam ne olur?Dondurma satışını kısıtlarsam, yanıklar azalır mı?
3. Karşı-olgusalŞöyle olmasaydı ne olurdu?O gün hava soğuk olsaydı, bu kişi yine de yanar mıydı?

Ayrıntılar için: Pearl, Causality; Pearl ve Mackenzie, The Book of Why. Basamaklar kendiliğinden birbirine çevrilmez: yalnızca birinci basamağın verisiyle ikinci basamağın sorusunu yanıtlamak için ek varsayımlar ya da bir deney gerekir. Rastgele atamayla yapılan deneyler (A/B testi, klinik çalışma) bu yüzden güçlüdür: katılımcıları rastgele gruplara ayırmak, karıştırıcıların her iki gruba da eşit dağılmasını sağlar.

04Modeller de ipucuna takılır#

Bir sinir ağı, eğitim verisindeki en kolay işe yarayan ilişkiyi öğrenir; o ilişkinin nedensel olup olmadığını sormaz. Geirhos ve arkadaşlarının kısayol öğrenme dediği şey budur: model, eğitim ölçütlerinde başarılı ama gerçek koşullarda çöken bir karar kuralı benimser. Shortcut Learning in Deep Neural Networks ↗

Bir örnek, yaban hayatı kamera tuzaklarıyla ilgili: Beery ve arkadaşlarının çalışmasında, eğitimde görülen kamera konumlarında iyi çalışan sınıflandırıcıların yeni konumlarda zayıf kaldığı görüldü; yazarlar, mevcut algoritmaların yeni ortamlara genellemesinin özellikle sınıflandırmada kötü olduğunu bildirdi. Bunun bir açıklaması, modelin hayvanın kendisi yerine tanıdık bir arka plan ipucuna yaslanması olabilir; bu, eğitim ile gerçek kullanım arasındaki farkın bir türüdür. Recognition in Terra Incognita ↗

Bu, genelleme sorununun ve veri yanlılığının bir başka yüzüdür: eğitimde işe yarayan, ama gerçek dünyada değişen bir ilişkiye yaslanan model, dağılım değiştiğinde başarısız olur.

Veri kalitesinin başka bir yönü de, modele girmeden önce verinin nasıl temizlendiğidir: Eğitim verisi nasıl hazırlanır?

KENDİNİ SINA

Bu yazıyı bitirdiğinde:

  • Korelasyonun nedensellik olmadığını ortak neden (karıştırıcı) örneğiyle anlatabilirsin.
  • Simpson paradoksunu Berkeley örneğiyle açıklayabilirsin.
  • Bir “ilişki var” iddiasını okurken sorulacak beş soruyu sayabilirsin.

Cümlelerden birini kendi sözlerinle anlatamıyorsan, ilgili bölüme dön ve demoyu yeniden dene.

İlerleme yalnızca bu tarayıcıda saklanır.
BAĞLANTILI KAVRAMLAR

Bir fikri diğerine bağla.

Rotanı gör: sıradaki adım ne? Bütün dersler